izmirlilerin simit yerine isimlendirdikleri izmir ile ozdeşleşmiş, pazar kahvaltimin padişahi. istanbul taksimde bile simitciye yanaşip "ver bir gevrek" dedigimde "abi izmirli misin?" yanitini bana aldiran susamlarina hastasi oldugum izmir etiketi.
simit, bildigimiz;sekil vermek ve üzerine susam dökmek dısında hiçbir isleme tabi tutulmadan fırında pişirilmis olandır.
gevrek ise, pisirilmeden once kaynamıs pekmezin icine batırılıp cıkarılır(cıtır cıtır olmasının sebebi de budur), üzerine daha az susam serpilir ve simitten biraz daha ince olur.
simit ve gevrek böylece birbirinden ayırtedilebilir.gevrek yerel bir isim degil yerel bir yiyecektir.
çalıştığım mağazada ramazanda oturmuş bütün personel iftar yaparken,sizin orda çekirdeğe çigdem simidede gevrek diyolar dimi diye başlayıp geyiği dönerken aniden korku filmi kahramanı gibi esrarengiz karakterli servisçimizin sizin orda bileziğe de küpe mi diyolar demesiyle bi anda afallanıp nie die soracakken e baksana kulağına takmışın bileziği küpe gibi demesiyle yarılmaya sebebiyet veren katkı maddesidir..
bi de gevrek diye bi oyun vardır nefesin kesilene kadar gevreeeeeeeeeeeeee eee eeee dediğin anda 10 kişi ustune cullanarak tekme tokat yumruk kafa göz allah ne verdiyse dalarlar
hayatımın bir parçası haline gelmiş yiyecek..ayrıca izmir dışında herhangi bir gevrek satıcısına söylendiğinde;
-abla bunların hepsi gevrek(!) diye yanıt alınıp,kısa bir an afallamama sebep olmuştur.
(!) : taze,çıtır çıtır anlamında kullanmış sevgili gevrekçimiz.