onunla arkadaşlığımızı anlatmam için sözcüklerden çok hislere ihtiyacım var sanırım. duygu bulutlarımdan gelen bir sağanaktır çünkü dostluğumuz. ne güzel bir ad seçmişti değil mi kendine? hem bu sonradan kendisini kendisine anlatan yegâne sırdaşının da adı olacaktı sonradan. o sırdaş ki onu hepimizden iyi anlardı, belki de hala öyledir, bilemiyorum.
bir insanı anlamak dostlarım, asla ve asla yalnız söylediklerine bakmak değildir, yalnız hakkında yazılanlara bakmak da değildir, ve yine yanında olmak bile yetmez çoğu zaman. işte rose in the fist'in en sevdiğim yanı da budur benim. yüzüne ve elbet kalbine bakmak ve içindeki o tertemiz duyguyu hissetmek. budur rose in the fist ile aramdaki bağı kuran ve her daim devam ettirecek olan.
"miatac" diyor rose in the fist "aslında çok sevdiğim, ama son zamanlardaki çekingen hali yüzünden beni üzendir." doğru rose; haklısın, çekingenim ve seni her zamanki gibi yürek siperâne bir halde savunamadım. ama aslında tüm bu çekingenliğimin de nedenleri var. hayır bahâne olsun diye söylemiyorum, ve şimdi sana bunları daha önceden uzun uzun anlatamadığım için pişman oldum. o halde çok geç olmadan anlatayım ve farkındayım kafan bu sıralar hayli karışık ama biraz düşündüreyim;
lütfen düşün rose; neden başka bir yerde, asıl yuvamda değil de burada olduğumu düşün. neden burayı kendime yuva haline getirmek istediğimi bir düşün, yahut neden başka mecralar kurup her şeyden kurtulmak istediğimi. açıkçası rose, sıkıldım artık, kavgalardan dövüşlerden, iyi ya da kötü/masum ya da suçlu/alim ya da cahil savaşçılarla cenk etmek her daim bir huzursuzluk veriyor ve insan ve dahi ben biraz huzur, biraz sükûnet arıyorum dostum.
evet belki de suçluyum, yanında olamadım, savaşamadım. ama bunlar yeni şeyler değil, biliyorsun ki hep barıştan ve dostluktan yana oldum ve karşıma kim çıkarsa çıksın ona hep barış güvercinleri yolladım. ve yolladığım güvercinler sağ salim bana döndüğü müddetçe de kimseye düşman olamadım.
yine de suçluysam sevgili dostum, lütfen affet beni. bilirsin ki ebedi dostunum ve öyle kalacağım.
[miatac | 27/6/2007 20:34 ~ 27/06/2007 20:38]
copyright © - ikibindokuz
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. aslında yazılanların hepsi gerek mizahi gerekse ciddi bir şekilde, birer düşünce, birer yorum hatta dünya görüşünü belirtmesine rağmen, bir önlem unsuru olarak burada yazanları ciddiye almamanız şiddetle tavsiye edilir. 18 yaşından küçüklerin, okumasında, yazmasında ve kullanmasında site açısından hiçbir sakınca yoktur. isterlerse okullarında okuma fişi olarak bile kullanabilirler. yazarlar izmir sözlüke yazdıkları entrylerin telif haklarını ajdar anıka devretmiş sayılırlar. sitede bulunan yazıları aşırıp, orada burada hunharca ve fütursuzca kullananlar için sitenin bir beyzbol sopası vardır. bu kişi ya da kişilerin tespit edilmesi halinde, gayet kibar bir dille bir saniye gelir misin? denir, kuytu bir yere çekilerek ağzı bantlanmak suretiyle beyzbol sopasının saatte kaç km. vuruş hızı yaptığı bizzat üzerlerinde denenip öğrenilir.. Bir sorun, istek ya da haddinizi aşarak öneri de bulunmak isterseniz bize yazın, güzin ablalığın allahını görün.
iletişim -
rss