ilk gördüğümde, sözlükten uçurulduğunu düşündüğüm schizophrenia isimli yazarla aynı kişi olduğunu zannettiğim ama entry tarzlarından aynı kişi olmadığını anladığım yazar. hoşgeldin diyorum kendisine.
dışardan ilk gördüğümde melankolik olarak düşündüğüm fakat bu düşüncemin en fazla 5 saniye sürmesini sağlayan hoş hatun güzel insan sevilesi bişey bu acayip gibi.
asla bu kadar harbi birisini tanıyamam heralde.konuşurken o kadar rahatımki sanki yanımda sanki 5 senedir tanıyorum.çok sevecen ve cana yakın yazar kişisi ayrıyetten:
canımın dibi ***
nickini kaybedip, kendini hiç unutmadığım yazar. bir zirvede oturulup bıcır bıcır muhabbet edilmiş, sonra kendisine rastlamak hayal olmuştur. sevimlilik kumkuması.
yalnızlık kavramını yitirmiş bi shezohpren yürüdügü yolda inandıgı kavramları kelimelere ne kadar dökebilirdiki...hangi renklerle sınırlandırılır,hangi sıfatlara sıgardı??
sizin yok dediginiz seyler belkide var olupta göremediklerinizden ibaretti.olmayanları görmekti oysa benim en büyük özgürlügüm...karmasıgı basit,basiti karmasık duyumsadım içimde...kendime soru sormaya utanıyorum artık,aynaya bakıp gözlerimi görmekten...neydi bana inandıklarımı yalanlarcasına üzerime gelenleri yaklaştıran..
hiç sevmediğim kanımın almadığı,benden genç,benden güzel,benden hoşsohbet,benden neşeli,benden güzel entry yazıyor diye çekemediğim yazar.yetmezmiş gibi bir de şirinyazar.üstelik bir de evin küçük kızı gibi yazar.pis insan...
paylaşacak,konuşacak çok fazla şeyimizin olduğunu düşündüğüm ve hayatımda ilk kez kendimden küçük bir kardeş özlemi çekmeme vesile olan köfteci güzeli *)ama kardeşimdir artık kendisi,yanlış olmasındır.